16 Haziran 2013 Pazar

Anne mi Oluyorum?

Nasıl yani çift çizgi mi bu?
Yoksa gözlerim oyun mu oynuyor bana ?
Yok yok tek çizgi. Sanki flu bir şeyler de var yanında.

Şimdi ben hamile miyim?
Anne mi diyecekler bana?
Artık ismim Gülşah olmayacak mı ?
Hissssssttt kendine gel. İlla birinin tokat mı atması lazım?

Evet Anne oluyordum ben. Çift çizgi çift çift çift...... Acaba bu testlerde yanılma payı yüzde kaçtır?

Kafam da onlarca soru dolaşıp durdu. Tamda sırasıydı. Muffin (kedim) çok önemli bir ameliyattan yeni çıkmıştı. Aklım zaten allak bullaktı. Kaç gündür ağlamaktan içim çıkmıştı. Üstelik üzüntüden uyuyamıyordum da. 

Ocak 5 hava buz buz buz. Kardan İstanbul felç durumda. Muffin ameliyat oldu veteriner hekim ameliyatın çok iyi geçtiğini söyledi. Ama anne yüreği işte. Eşim ile Kazasker'den Ataşehir'e yürüdük. Aracı kardan çıkaramadık. Vasıta yok, taksiler almıyor. Ama Oğlumun iyi olduğunu görmek içinse yürümeye değer.

Veterinere gittiğimizde Muffin'i gördüğüm an içimden bir parça koptu sanki. Baygın bir halde yatıyordu. Kımıldayacak hali yoktu. Karnında kocaman bir yarık. Anne kurtar beni der gibi.

Veterinerden ağlayarak ayrıldım. İşte can alıcı cümleyi o an kurdum. ''Serkan ben hamileyim galiba'' Serkan şaşkın ; değilsindir, nerden biliyorsun, yok canım, daha neler. Arka arkaya sorular dizisi sıraladı durdu. Sonra hemen eczaneye girdi ve gebelik testi aldı.
Hızlı adımlarla eve yürüdük. Hemen lavaboya girdim gözlerimi kapattım ve bekledim. 20 sn. saatler gibi geldi. Hep böyle denir ya geçmez o süre .............................................. ve o malum sorunun cevabı; HAMİLEYİM.

Hemen sabırsızlıkla bekleyen kocama söyleyecektim. Gözlerinin içine bakıp bu büyülü anı yaşamam gerekirken ben ne yaptım : Test çubuğunun fotoğrafını çekip, vatzaptan mesaj attım. Hangi ruh hali içindeydim inanın bilmiyorum. Ama bu teknoloji ömrümüzü yedi bitirdi.

tak tak takkkk ''Aşkım doğru mu bu ? 2. çizgiyi sen kendin çizdin dime?'' hayır düzen bazcıyım ya ben, her türlü hile var sanki. Çıktım hemen. Doğruydu tabii ben Anne o Baba oluyordu. Yahu bir şey oluyorduk biz. Artık bir ünvanımız vardı.

Aslında yıllarca Bebeğimiz nasıl olur? Kime benzer? Çirkin mi olur güzel mi ? Kız mı Erkek mi? diye sorular sorduk durduk. Tabi ki normal insanlar gibi bizde bir parçamız olsun çok istiyorduk. 9 yıllık birlikteliğin ürettiği bir şey olmalıydı. Hazırlıklı mı değildik acaba? Çok şükür her şeyimiz vardı. Ama olay maddiyat değil, ruhen manen hazır olmak gerekliydi. Sanırım ben hiç bir zaman hazır olamayacaktım.

Hissettiklerim tuhaftı hemde çok tuhaf. Ne yapacağımı nereye gideceğimi, hangi cümleyi kurmam gerektiğini bilmiyordum. Aslında o klasik hareketi yapmam gerekiyordu.

Karnımı okşayarak 'Bizim bebeğimiz, bizden bir parça, artık aile oluyoruz'' diyerek o muhteşem gülümsemeyi takmalıydım suratıma. Demedim, Diyemedim. Bu kötü bir anne olacağım anlamına mı geliyordu ? Tabi ki hayır. 

Aklım Muffin deydi. Oda benim evladımdı. İlk bebeğimdi. Elimde büyüdü. Ben baktım ona yeni doğan bebeğe bakar gibi baktım. İyi olmalıydı. Benim buna ihtiyacım vardı. İçim acıyordu, hemde çokkkk......








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder