Hamile olduğumu teyit etmem gerekiyordu. Yorucu bir iş gununun ardından doktora gitme vakti gelmişti.
Doktorum Baha Bey'in tatilde olması nedeni ile başka bir hastaneye gittik.
Hemde Türkiye'nin en buyuk ve adı duyulmuş hastanelerinden birine keşke gitmez olaydım dediğim o doktora.
Nobetcı doktoru beklerken kapıdan birisi girdi. Eşim ile doktor mu değil mi anlamazken o şahıs geçti masasına oturdu. Heyecandan ne yapacağımızı bilemez haldeydik. Acaba mı oyle mı boyle mı derken kontrol masasına geçtim.
Doktor ultrason cihazını açtı ve bakmaya başladı. Kurduğu cümleleri aynen yazmak istiyorum.
''Evet kese var gibi ama daha belli olmaz''
''Nasıl yani''
''Kalp atışlarını görmeden bir şey söyleyemem''
''Hamile miyim yani''
''Kese var gibi ama ölü de olabilir''
''Anlamadım .......................... ''
''Hemen sevınmemek lazım kalp atışları önemli olan ölebilir de, kuru gebelikte olabilir''
ve eşim dayanamadı.
''Hamile mi? Biz bunu bilmek istiyoruz.''
''Ehhh Evet''
Hemen üstümü sildim ve masadan kalkıp odadan çıktım. Şaşkındık bir şey anlamamıştık. Bu bizim ilk bebeğimiz olacaktı, benim ilk hamileliğim. Bir doktor nasıl anne adayına bu şekilde yaklaşabiliyordu? İlk sevincini, ilk hamileliğini hangi sıfat ile üzüntüye dönüştürebiliyordu? Tabi ki her şeyin bir riski vardı ama risklerde bu şekilde söylenmezdi ki insana.
Eşimle çıkıp, bir kafeye oturduk. Çok çok mutluyduk ama şaşkınlıktan biraz afallamıştık ta. Herkese haber vermek istiyorduk. E çokta kar yağıyordu. Her yere yürüyorduk. Sarıldık telefona. Sıra ile herkesi aradık anneleri, babaları, ablaları, kardeşleri, akrabaları, arkadaşları vs ......
Herkes şaşkındı. Niye ben doğuramaz mıydım?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder