Biliyor musunuz sedyede taşınma olayından oldum olası nefret etmişimdir. Daha önce ameliyat olduğumda da gayet yürüyebilecek haldeyken beni o sedye ile ameliyathane ye indirmelerine sinir olmuştum. ''Ben yürürüm bununla gitmek istemiyorum'' dediğimde ''Yürüyerek gidemezsiniz yatağınızla indirmek zorundayız. Rahat olun'' demişlerdi.
Hatırlıyorum ameliyathaneye inerken pek bir renklendirmiştim ortamı ''ilk kez böyle bir hasta görüyoruz'' demişlerdi. İşin ucunda ameliyat olmasa ''Gene gelin lütfen'' diyeceklerdi. Bense '' ameliyat sonrası şu narkozdan azcık yanıma koysanıza'' diyebilmeyi ne çok istemiştim.
Neyse gelelim doğuma ......
Ameliyathaneye indirilirken aklımdan geçenleri bilmenize imkan yok. Bir yandan Doğa'ya kavuşacağım diye çıldırmış durumdayken, bir yandan da '' Canlı canlı kesileceksin kızım, farkındasın deme azcık panik olsana lan '' diye bağırasım geliyordu. Sanki konsere çıkıyorum. O devasa, koca göbeğimle yayılmışım sedyede el sallıyorum millete. Bir yandan ben iyiyim gibisinden işaretler yapıyorum filan. Bir yandan da ağlamamak için zor tutuyorum kendimi. Ameliyathaneye gidene kadar yolda kimi görsem gülüyorum , el sallamaya devam ediyorum. ''Ben Anne olacağım'' diyorum. Acaba aklımdan neler geçiyordu? Heralde anne olunca ünlü olacakmışım gibi hissettim. Halkımla kucaklaşmak bir sevgi yumağı içerisinde olmakta istemiş olabilirim.Çok şımardım çok. Nede olsa bugün benim günümdü. Herkes beni 40 hafta el üstünde tutmuştu ama şimdiden sonrası daha da önemliydi.
Kolay mı?
Serkan'ı baba , ablamları teyze, annemle babamı torun sahibi, şapşik kaynımı amca yapacaktım. Kayınvalidem ile kayınpederimin ilk torunlarını dünyaya getirecektim. Var mıydı benden kıymetlisi? Ben olmasam bu ünvanları zor alırlardı ya neyse.....
İşte o şapşal, stresten kaymış gülümsemem ve otomatiğe bağlamış gibi sürekli sallanan elim.
Aman git git bitemedi bu ameliyathanenin soğuk ve nemrut yolu. Yoruldum artık zaten stresliyim. Ne yapacaksanız bir an önce olsun ve bitsin lütfen. Bebe mi verin artık bana.
Zeynep'in klasik pozudur bu. Her hamile kadın ile asansörde fotoğraf çekmek gibi bir fantezisi var. Enteresan zevkleri var bu hatunun.
Ameliyathane ......
Size bir sır daha verim mi ? Sanırım korkuyorum ben. Zırrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr.
Korkuyorum çünkü ; 40 haftadır Doğa sağlıklı mı diye düşünüyorum. Ya ultrasonda gözükmeyen bir şey varsa, ya bebeğimde bir komplikasyon oluşursa, ya doğum sırasında bir şey olursa ? Bu ya ile başlayan cümleler hiç bitmedi. Ayrıca korkuyorum çünkü ; ben hiç canlı canlı kesilmedim. Nasıl bu zamana kadar bu duyguyu tatmadan yaşadım bilemiyorum. Ne büyük kayıp. İnsan hiç canlı canlı kesilip, biçilipte bir tadına bakmaz mı yahu? Ben bu noktayı nasıl atlamışım? Ama herşey bir yana aklım hep Doğa'da. Elimden ''Allah'ım lütfen sağlıklı olsun '' diye dua etmekten başka hiçbir şey gelmiyor.
Oldum olası ameliyathaneleri sevmem ya ben. Buzzzzzzzz gibidir. Ölüm kokar. Hep bir korku sarar içimi. Bana bir şey olmasından değil, benden sonra kalanlara ne olacağını düşünmekten korkarım. Ameliyathane masasına yatırdılar. Evet artık epiduralim takılacak. Sanmayın ki nasıl olacağını bilmiyorum. Bunu da araştırdım ben , videolarını izledim, yorumları okudum. Acı yok RAKİİİİİ ......
Şu koca göbeğim var ya işte onunlayken ben cenin pozisyonuna gelip, nasıl dizlerimi kafama değdireyim?
Anestezi doktoru. Çok tatlı bir adam çok tuttum. Ne mi yapıyor? Leonard COHEN eşliğinde beni doğuma hazırlıyor.
Pozisyonumu aldım. Doktor arkada bir işler çeviriyor. Göremiyorum, zaten soğuktan zangır zangır titriyorum. Neyse ki doktorum her aşamayı bir bir anlatıyor.
''Şimdi epidural takacağımız yeri işaretliyorum. ''
''Peki''
''Şuan biraz acı hissedebilirsin''
''Acımadı ki acımadı ki''
''Uyuşma başladı mı ?''
''Bir saniye..... mmmmmmmmmm yok bacaklarımı oynatabiliyorum''
Veeee bir anda tüm bedenimi bir ateş kapladı sanki.. Çok yanıyor ve acıyor. Meğerse ilaç dağılmaya başlıyormuş. Tabi canım acıyor ya söylemeden durur muyum hiç? Bilsinler ve ona göre davransınlar deme?
''Bu işlem biraz can yakıyor. 1 dk. içerisinde geçecek''
Madem bebeme kavuşacağım ne yapayım buna da dayanırım. Derken tüm vücudum karıncalanmaya başladı. Ayaklarımı oynatamıyorum, hissedemiyorum sanki bedenimin belden aşağısı benim değilmiş, yokmuş gibi. Ne pis duygu bu ...
Artık işlem tamam ben doğuma hazırım. Sonunda kavuşacağım kızıma , canıma, içimde haftalarca taşıdığım parçama. Sanki kolum bacağım kesiliyor gibi, sanki bundan sonra hayatımı eksik sürdürecekmişim gibi.
Derken tüm ekip yavaş yavaş tamamlanmaya başladı. Baha Bey, Habibe Hanım, doğum ekibi, başından beri Zeynep herkes orada. Ama bir kişi eksik. Serkan yok. Ben o olmadan doğum yapmam.
''Zeynep Serkan NEREDE?''
''Hazırlıyorlar birazdan gelecek''
''Tamam söyle kamerayı unuttum. Kamerayı alsın. Doğumu Çeksin''
Önüme perde çektikleri için ne olup bittiğini göremiyorum, karıncalanmanın dışında hiçbir şey hissetmiyorum. Ama kesilmeye başladım biliyorum ve çok umutsuzum çünkü Serkan doğuma girmeyecek biliyorum korktu, hem o dayanamaz zaten gelmeyecek işte. Belki de ondan böyle bir şeyi istemem bile yanlıştı.
''Zeynep Serkan gelmeyecek değil mi?''
''Hayır gelecek birazdan gelir hazırlıyorlar merak etme''
Eeee ne zaman gelecekti bu adam ? İşte başladılar kesmeye. Doğa gelecek birazdan .. 40 hafta bekleyen bebeye '' Dur annecim babanı bekliyoruz, tutun kordonuna çıkaramasınlar seni baban olmadan olmaz '' mı diyeceğim?
''Kandırmayın beni gelmeyecek işte ''
Derken kapı açıldı. Serkan içeri girdi ve hemen arkama oturdu. Elimi tuttu. İşte şimdi kızım gelebilirdi. Çünkü en büyük desteğim yanımdaydı.
''Çok korktum gelmeyeceksin diye''
''Seni yalnız bırakır mıyım hiç?''
Daha da sıkı tuttu elimi başımı okşadı. Sevdiğim adam yanımdaydı ve ben artık onun bir parçasını kucağıma almaya, bebeğimin yüzünü ilk kez onunla birlikte görmeye ve eksik olan parçamızı dünyaya getirip tamamlanmaya hazırdım.
İşte şimdi heyecandan ölebilirdim.......




En son paragrafta gözlerim doldu.Hep boyle guzel heyecanlar olsun hayatımızda kesilip bicilmeden tabi:) Miniginizi öpün yerime. Sevgiler
YanıtlaSilÇok tşk ederim. Kızıma annesinden küçük bir hatıra. Kesinlikle acısız güzel kalıcı mutluluklar yaşayalım. Öperim tabiki siz de benim için yakışıklı oğlunuzu opun lutfen. Sevgiler
Sil