Çok iyi bakmalıyım ona. Allah'ın bana verdiği bu mucizeyi çok iyi sahiplenmeliyim. Karnım büyüdükçe adımlarım daha da dikkatli olmaya başladı. Her hareketimi daha bilinçli yapmaya başladım. Sonuçta içimde DOĞA vardı. Bir canı taşımanın yükü kadar ağır bir yük yoktu. Ona iyi bakmalıydım yoksa başına gelen en ufak şeyden vicdanın seni sorumlu tutardı. Artık geceler çok daha zor. Göbeğim koskocaman sağa sola dönmekte zorlanıyorum. En kötüsü de Doğa'nın büyüdükçe mesaneme baskı yapması. 5 dk. da bir tuvalete gitmekten gına geldi artık. Dışarı çıkmak bir işkence sürekli error verir haldeyim. ''Hişşşş bey çek tuvaleti olan bir yere karınla kızın çok zor durumda''
Tavuk gibi sızdığım günleri özledim. Artık uyku diye bir şey kalmadı benim için. Doğa gece gündüz o kadar hareketli ki. 5 dk. uyuyacak olsam, şiddetli bir tekme ile uyanıyorum.
''Huuuuuuu kimse var mı? Anneeeeeeeeeeeee Annneeeeeeeeeeeeee hadi konuş benimle çok sıkıldım burada. Kime diyorum. Daracık yer zaten sıkıştımmmmmmmmm''
''Tamam bebeğim sakin ol bak ben buradayım.''
Ahh yavaş vursun yahu nefes alamıyorum. Kasılıp kalmaktan içim çıktı. Bak gene okkalı bir tekme geldi. Ne istiyor bu bebe benden?
''Uyumasana anneeeeeeee hadi konuş benimlee''
''Uykudan uyanırmış bakarmış gülermiş.
Annesi kızını çok severmiş öpermiş. eeeeeeeeeeeeeeee eeeeeeeee eeeeeeee eeeeeeee''
Yok yok bilerek yapıyor bu sıpa. ''Kalktım işte. Tepişip dur şimdi. Ne yaparsan yap aaaaaaaaa 5 dk. uykum vardı onu da uyutmadın ya Doğa pes doğrusu"
Hareketleri daha da sertleşti.
Sanki '' Bunlar iyi günlerin kızımmmmmmm'' dercesine.
Ağustos 1 2012 31. Hafta.
Her şeyi hazırdı Doğa Hanım'ın daha 2 aylıktı babamızın heyecanına daha fazla engel olamadık ve arabası alındı. 5 aylık bile olmamıştı oda takımı alındığında. Oysa ki '' 7 aylık olmadan hiç bir şey almam'' diye kati konuşan bendim. Doktor kontrolleri, ultrasonlar, kilosu, boyu, ikili testleri, detaylı ultrasonu, amniyon sıvısı herşey mükemmeldi. Ama ne kadar sağlıklı olursa olsun, Olursam olayım hayatın ne getireceği belli olmazdı. Anne baba olmanın heyecanına bizde yenik düşmüştük. Aldığımız her şey de adeta kendimizi tatmin ediyorduk. Şunu da olsun bunu da olsun. En iyisi olsun. Çünkü bizim kızımız hep iyiyi hak ediyordu. Herkesin bebeği en iyiyi hak eder.
Hiç unutmam Baha Bey '' İkiniz de o kadar sağlıklısınız ki doğuma kadar kontrole gelmesen sorun olmaz diyebilirim'' demişti. Bunu duyduğumda ki mutluluğum paha biçilmezdi. Güçlü bir kız olacaktı Doğa. Annesi gibi çok güçlü, kendine güveni olan, kendi ayakları üzerinde duran, kolay pes etmeyecek bir kız olacaktı..
İyi ki kızım olacaktı. İyi ki güçlü bir kızım olacaktı. Zaten demezler miydi '' Şanslı annenin ilk bebeği kız olurmuş'' çok doğru ben şanslı bir anneydim, mucizemi içimde taşıyordum ve ona inanılmaz derecede sahip çıkıyordum.
İstediği kadar acısın, ağrısın, canımı yaksın varsın yıksın geçsin içimde olan mucize bana Allah'ın bir lütfü idi. Hiç bir duygu dünyada olacak hiç bir şey bu mucize kadar kutsal olamazdı.
''Huuuuuuu kimse var mı? Anneeeeeeeeeeeee Annneeeeeeeeeeeeee hadi konuş benimle çok sıkıldım burada. Kime diyorum. Daracık yer zaten sıkıştımmmmmmmmm''
''Tamam bebeğim sakin ol bak ben buradayım.''
Ahh yavaş vursun yahu nefes alamıyorum. Kasılıp kalmaktan içim çıktı. Bak gene okkalı bir tekme geldi. Ne istiyor bu bebe benden?
''Uyumasana anneeeeeeee hadi konuş benimlee''
''Uykudan uyanırmış bakarmış gülermiş.
Annesi kızını çok severmiş öpermiş. eeeeeeeeeeeeeeee eeeeeeeee eeeeeeee eeeeeeee''
Yok yok bilerek yapıyor bu sıpa. ''Kalktım işte. Tepişip dur şimdi. Ne yaparsan yap aaaaaaaaa 5 dk. uykum vardı onu da uyutmadın ya Doğa pes doğrusu"
Hareketleri daha da sertleşti.
Sanki '' Bunlar iyi günlerin kızımmmmmmm'' dercesine.
Ağustos 1 2012 31. Hafta.
Her şeyi hazırdı Doğa Hanım'ın daha 2 aylıktı babamızın heyecanına daha fazla engel olamadık ve arabası alındı. 5 aylık bile olmamıştı oda takımı alındığında. Oysa ki '' 7 aylık olmadan hiç bir şey almam'' diye kati konuşan bendim. Doktor kontrolleri, ultrasonlar, kilosu, boyu, ikili testleri, detaylı ultrasonu, amniyon sıvısı herşey mükemmeldi. Ama ne kadar sağlıklı olursa olsun, Olursam olayım hayatın ne getireceği belli olmazdı. Anne baba olmanın heyecanına bizde yenik düşmüştük. Aldığımız her şey de adeta kendimizi tatmin ediyorduk. Şunu da olsun bunu da olsun. En iyisi olsun. Çünkü bizim kızımız hep iyiyi hak ediyordu. Herkesin bebeği en iyiyi hak eder.
Hiç unutmam Baha Bey '' İkiniz de o kadar sağlıklısınız ki doğuma kadar kontrole gelmesen sorun olmaz diyebilirim'' demişti. Bunu duyduğumda ki mutluluğum paha biçilmezdi. Güçlü bir kız olacaktı Doğa. Annesi gibi çok güçlü, kendine güveni olan, kendi ayakları üzerinde duran, kolay pes etmeyecek bir kız olacaktı..
İyi ki kızım olacaktı. İyi ki güçlü bir kızım olacaktı. Zaten demezler miydi '' Şanslı annenin ilk bebeği kız olurmuş'' çok doğru ben şanslı bir anneydim, mucizemi içimde taşıyordum ve ona inanılmaz derecede sahip çıkıyordum.
İstediği kadar acısın, ağrısın, canımı yaksın varsın yıksın geçsin içimde olan mucize bana Allah'ın bir lütfü idi. Hiç bir duygu dünyada olacak hiç bir şey bu mucize kadar kutsal olamazdı.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder